Yeşil Hoca

 

Hutbelerim

 

Hz. ALi (R.A)

Eserler

Amerikalıların Suallerine Cevablar

 

 

 

      Hutbelerim kitabı Şemseddin YEŞİL Efendi Hazretlerinin Ellibeş adet hutbesinin toplanarak bir kitap haline getirilmesinden oluşmuştur . Bu hutbelerimiz her Cuma yenilenmektedir. Aynı zamanda Efendi Hazretlerinin elimizde bulunan tek sesli Hutbesinide yukarıdaki mediaplayer aracılığıyla dinliyebilirsiniz, Lütfen hutbenin başlaması için biraz bekleyiniz ...
                               
                                    [ Sesli Hutbe Değişmemektedir, Yazılı Hutbelerimiz Güncellenmektedir . ]

 

 

HANGİ CEM'İYYET MEDENİYETİN DERECE-İ KUSVASINA ERİŞİR

Ey bu aleme geliş ve gidişindeki gayeyi duymak isteyenler!

Cenab-ı Hakk'ın şu ferman-ı süphanisinin huzurunda huşu ile duralım, huzura kavuşmak istersek hissiyatı diniyye ile dolalım.

Ayet-i celilenin meal-i alisi:

<<Muhakkak ki Allah'ın indindeki din İslam dinidir.>>

Neden böyle buyurulmuştur?

Zira bu din-i mukaddes: Yalnız müslümanları değil, bütün insanlık alemini, insanlık nokta-i nazarından hiçbir sebeb ve suretle İslamdan ayrı gayrı bildirilmez.

Bütün beşeriyyeti daima ihvet, adalet... gibi bir havza-i feyz-ü refah ile ebedi hayatına kavuşturur.

<<İnsanlığa hadim olun>> diye emreder.

Beşeriyyete öyle bir hürriyet, müsavat bahş eder ki: <<Ya hilkatde bir eşin ya dinde kardeşin>> diye insanlığı birbirine takdim eder.

Üç hukuka çok riayet edin der. Bunlar:

1-Hukuk-u ilahi,

2-Hukuk-ı Şahsi,

3-Hukuk-ı içtimai'dir.

Ey dinleyenler!

İşte bu üç hukuk da hangi cem'iyyetde kudsi tanınmış riayet edilmiştir; o cem'iyyet medeniyetin en son derecesine erişmiştir.

Yine bu din: İnsanı yalnız suret-perest olarak bırakmaz, meyl-i muhabbeti nakışlara değil, nakkaşa verdirir.

Dedikodu ile vakit geçirmeyi haram kılar.

<<Hayırlı sükutu, sabrı tecrübe et, ömrünün kökünü ab-ı hayat ile sula>> der.

Ey ruh kardeşleri!

Şimdi: Bu ulvi emirleri içine alan bir din Allah indinde olmaz da ya hangi din olur?

Yalnız, nasıl ki yarasa kuşu güneşe tahammül edemez, onun nurunu sevmez, daima zulmet ararsa yarasa kuşu tabiatlı insanlar da dinin bu emirlerine tehammül edemezler onun aleyhinde bulunurlar.

Halbuki dinsiz biten ömürden Allahsız tükenen nefesden ne netice alınabilir?

İşte dün bugün için rüya oldu bugün de yarın için rüya değil de ya nedir?

Ne güzel söylemişler:

<<Ölüm çukurunun inilecek yerleri var da çıkılacak yerleri yok.>>

Evet, suda gördüğün hayale vücud verip kendini kuyuya atma.

Hayat, sadece bir bakıştan ibaretmiş gibi geçip gidiyor.

İnsan ne kadar görse yer kadar göremiyor.

İyi düşün iyi...

Yer Musa'ya ne yaptı? Kaarun'a ne yaptı?

Felah için tek çare:

[Tehallaku biahlakıllahi teala vettesıfu bisıfatillahi.]

<<Allah'ın ahlakı ile ahlaklanın, O'nun sıfatlarıyla sıfatlanın>> emrine tabi olmaktır.

O vakit: Havasda avama karşı merhamet, avamda havasa karşı hürmet, bunun izdivacından da muhabbet hasıl olur. Muhabbet de nifakı kaldırır,hasedi yıkar, cihanda vücud bulan acib ahvalin ve garib esrarın menşe'inin, menba'nın; ilahi aşkın esrarı olduğunu gösterir.

İşte teali ve terakki o vakit başlar.

Ey inananlar!

Allah'dan başka sığınılacak yer yokdur.

Korku zamanında: <<Aman ya Rabbi!>> diye iltica; dergah-ı Bari'den başka sığınılacak yer olmadığına ne açık beyandır.

Fakat bu yalnız korku zamanında olmamalı, bütün nimetler insanın üzerindeyken duyarak

<<Allah>> demeli, fırsat elden gitmeden, perde-i gaflet açılmadan, kudretten düşmeden, zamanı fırsat bilmeli ferda-i mead için zad u zahire toplamalıdır.

Zira bir gün zahiri havas bitecek, hiss-i ukba açılacak, o vakit de nedametin faidesi olmayacak. Yalnız nefs-i emmarenin karnını doyurmaya çalışmanın ne büyük ziyan olduğu o vakit anlaşılacak amma hiçbir çaresi bulunmayacak.

Ey ruh kardeşleri!

Onun için bir an evvel faniyi baki ile değiştirmenin çaresine bakalım.

Bir taştan bir çeşme aksa o taşa taş denmez çeşme denir, o namı alır... Ya insan!...İnsanda ne tecelliler olur.

Ya Rabbi!

Bizi <<inneddiyne indillahil islam>> dairesine sok, Muhammedi getirdiğin gibi Muhammedi götür.

Dedikodu ile ömrünü çürütme.

Ebediyyetde helak olacakların arasına bizi sokma.

İlahi!

Senden ikbal bizden ikdam...

 

 [ Elhamdü lillâhi vahdeh vessalâtü vesselâmü alâ men lâ nebiyye ba'deh. ]

( İnnallahe ve melâiketehû yüsallûne alennebiyyi yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîma. )

( Allahümme salli alâ muhammedin ve alâ âli mühammedin kemâ sallayte alâ ibrâhiyme ve alâ âli ibrahiyme inneke hamiydün meciyd. )

( Allahumme bârik alâ mühammedin ve alâ âli mühammedin kemâ bârekte alâ ibrâhiyme ve alâ âli ibrâhiyme inneke hamiydün meciyd. )

(İnnallahe ye'müru bil'adli vel'ihsâni ve îtâizilkurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel münkeri vel bağyi ye'ızuküm le'alleküm tezekkerûn. )

 

 



[ Ana Sayfa ]  [ Kimdir ]  [ Eserleri ]  [ Sohbetleri ]  [ Türbesi ]  [ Kitabevi ]
 [ İslamiyet Gazetesi ]  [ Hakkında Yazılanlar ]